
KYK yurtlarında günlük yaşam: Öğrenciler kalabalık odalar, internet ve giriş saatlerini anlatıyor
Devlet yurtlarında kalan üniversite öğrencileriyle yapılan bir röportajda, kalabalık odalar, yavaş internet, sınırlı izin günleri ve erken giriş saati gibi sorunlar dile getirildi. Öğrenciler, bu uygulamaların günlük yaşamlarını zorlaştırdığını söylüyor.
“Altı kişilik odada yaşamak kolay değil”
KYK yurtlarında kalan öğrencilerin en çok dile getirdiği sorunların başında oda kalabalığı geliyor. Röportaja katılan öğrenciler, odaların 6 kişilik olmasının özellikle Antalya gibi sıcak bir şehirde yaşamı zorlaştırdığını anlatıyor.
Öğrenciler, yaz aylarında odaların çok ısındığını, havalandırmanın yetersiz kaldığını ve bu durumun hem uyku düzenini hem de ders çalışmayı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Altı kişinin aynı anda odada bulunmasının gürültüyü artırdığı, kişisel alanın ise neredeyse kalmadığı ifade ediliyor.
Bir öğrenci, “Herkesin farklı saatlerde dersi var, kimisi geç yatıyor, kimisi erken kalkıyor. Altı kişilik odada bu düzeni sağlamak çok zor,” diyerek yaşanan durumu özetliyor.
Sıcak hava sorunları büyütüyor
Antalya’nın uzun süren sıcak dönemleri, kalabalık odalarda kalan öğrenciler için ayrı bir sorun oluşturuyor. Öğrenciler, geceleri serinlemenin zor olduğunu, odada geçirilen sürenin arttıkça rahatsızlığın da arttığını söylüyor.
Özellikle sınav dönemlerinde odada ders çalışmanın zorlaştığı, sıcak ve kalabalığın dikkati dağıttığı ifade ediliyor. Öğrenciler, oda kişi sayısının azaltılmasının ya da ortak kullanım alanlarının artırılmasının bu sorunu hafifletebileceğini düşünüyor.
İnternet var ama “çok yavaş”
Röportajda dile getirilen bir diğer önemli konu ise internet problemi. Öğrenciler, yurtlarda internet bağlantısı olmasına rağmen, aynı anda çok fazla kişinin bağlanması nedeniyle hızın ciddi şekilde düştüğünü söylüyor.
Online derslere katılmak, araştırma yapmak ya da ödev yüklemek isteyen öğrenciler için bu durum büyük bir sorun oluşturuyor. Bazı öğrenciler, bağlantının sık sık koptuğunu, bazen sayfaların bile açılmadığını dile getiriyor.
Bir öğrenci, “İnternet var ama çoğu zaman yok gibi. Ders videosu izlemek neredeyse imkânsız oluyor,” sözleriyle yaşadıkları durumu anlatıyor.
İzin günleri öğrenciler için yetersiz
KYK yurtlarında kalan öğrenciler, izin uygulaması konusunda da sıkıntı yaşadıklarını belirtiyor. Mevcut uygulamaya göre, yurtta kalan bir öğrenci yıl içinde en fazla 30 gün izin alabiliyor. Bu izin, öğrencinin yurtta kalmadığı geceler için kullanılıyor.
Röportajdaki öğrenciler, bu sürenin özellikle ailesi başka şehirde olanlar için yetersiz olduğunu söylüyor. Bayramlar, aile ziyaretleri ve özel durumlar düşünüldüğünde 30 günün kısa kaldığı ifade ediliyor.
Bir öğrenci, “Ailemi görmek için memlekete gidiyorum ama izin günlerim hızla bitiyor. Sonrasında tedirgin oluyorum,” diyerek bu konudaki kaygısını paylaşıyor.
Saat 23.00 kuralı tartışma yaratıyor
Öğrencilerin en çok konuştuğu konulardan biri de son giriş saati. KYK yurtlarında kalan öğrencilerin, en geç saat 23.00’te yurda giriş yapması gerekiyor.
Bu kuralın yetişkin bireyler için çok erken olduğunu düşünen öğrenciler, üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmadığını söylüyor. Sosyal etkinlikler, kültürel faaliyetler ya da geç saatte biten dersler nedeniyle bu saatin zorlayıcı olduğu dile getiriliyor.
Röportajda konuşan bir öğrenci, “Üniversite öğrencisiyiz, yetişkiniz. Saat 11 çok erken. Daha geç bir saat olabilir ya da bu kural esnetilebilir,” diyerek görüşünü ifade ediyor.
Öğrenciler ne istiyor?
Röportajda konuşan öğrencilerin talepleri genel olarak şu başlıklarda toplanıyor:
- Oda kişi sayısının azaltılması ya da yaşam alanlarının genişletilmesi,
- İnternet altyapısının güçlendirilmesi,
- İzin günlerinin artırılması,
- Yurt giriş saatinin daha geçe alınması ya da esnek hale getirilmesi.
Öğrenciler, bu taleplerin güvenliği tehlikeye atmadan ve yurt düzenini bozmadan değerlendirilebileceğini düşünüyor.
Ortak bir sorun, ortak bir beklenti
KYK yurtları, Türkiye’nin birçok şehrinde binlerce öğrenciye barınma imkânı sağlıyor. Ancak yapılan bu röportaj, barınmanın tek başına yeterli olmadığını; yaşam koşullarının da en az barınma kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Öğrenciler, dile getirdikleri sorunların yetkililer tarafından duyulmasını ve çözüme yönelik adımlar atılmasını bekliyor. Onlara göre, küçük gibi görünen düzenlemeler bile üniversite hayatını daha yaşanabilir hale getirebilir.
Umut Işık
You may also like
You may be interested
Ufukta Bir Büyücülük Rüzgarı: Wes Anderson’dan Yeni Başyapıt Sinyalleri!
Sinema dünyasının “simetri ustası” olarak bilinen ve kendine has estetik...
Rusya’da Porsche Sahipleri Şaşkın: Araçlar Aynı Anda Kullanılamaz Hale Geldi
Rusya’da çok sayıda Porsche aracın aynı anda çalışmaması dikkat çekti....
Antalya Atatürk Devlet Hastanesi’nde yeni bina için ilk imza: Proje ihalesi tamamlandı, girişler kapatıldı
Antalya Atatürk Devlet Hastanesi’nde yeni bina için ilk imza: Proje...
Bir yanıt yazın